12 Views

Hala Çamaşır Suyu mu Kullanıyorsunuz?

Organik Temizlik ve Sağlığa Evet Demek

Herşey kanserojen etkisi gün geçtikçe artan Dünyamızın ve kalıpsal düşünme biçimlerimizin bizi hasta etmesiyle başladı. Radikal bir farkındalık artışı da bu negatif sonuçların hemen ardından doğmaya başladı benim için.

Ve her kelimesine özen vererek hazırladığım yazılarımla, yaşadığım dönüşümü paylaşmak ve benzer bir dönüşümü yaşayarak çok daha fazla sağlığı evine, beynine, vücuduna aktarmak isteyen herkese ulaşmak istiyorum. Çünkü biliyorum ki derdi olan araştırmayı bilir ve doğru/yaşanmış ve paylaşılmış bilgiye de ulaşır. Ve başka birşey daha biliyorum: Daha sağlıklı ve mutlu olmayı öğrenmiş, kendi olmayı başarmış bir benlik herşeye ve herkese iyi geliyor!

 

Gelelim benim evdeki tüm tehlikeli temizlik malzemelerini nasıl bir günde evden attığıma. Evet, cidden hepsini çöpe attım, çoğuda yeni alınmış ve doluydu üstelik (marketlerde rahatlıkla karşılaştığınız markalar, şimdi sıralamama gerek yok).

Konunun aslı, çevre kirliliği, sera gazı salınımı gibi etkenler yetmezmiş gibi bu tehlikeli temizlik malzemelerini evimize-yuvamıza kadar sokmamız gerçeği.

Her gün itinayla banyo klozetlerimizi temizlediğimiz çamaşır sularının, aslında temizlemeyi bir tarafa bırakın nasılda zehirli gazları açığa çıkardıklarını ve üstelik bakterileri yalnızca o anlık temizleyip sonrasında hızla eskisinden daha fazla artırdığını öğrenmemle başladı.

Bende herkes gibi yetiştirildiğim evde, ailemden gördüğüm şekilde temizlik yapıyordum, bol çamaşır suyu kullanıyordum, bazen elde yıkadığım bulaşıklarda dahi  çamaşır suyu kullanıyordum. Zemin temizleme sularına çamaşır suyu damlatıyordum, bol bol krem amonyaklı kremli yapıda temizleyiciler kullanıyordum ve çamaşır makinemde de bilinen markalardaki yumuşatıcılardan bolca kullanıyordum. Çok güzel kokuyordu nede olsa.

Öyle bir zaman geldi ki, ailemde inanılmaz kanser vakaları görülmeye başlandı; üstelik üst üste, teyzeler, dayılar, anneanneler, annem… İşte o yıllar, hayatımı tamamen değiştirip evdeki yaşamımda daha kaliteli ürünler kullanmaya karar verdim. Doğada çözünürlüğü test edilmiş, fosfat ya da amonyak içermeyen doğal bitkiler ve doğada çözünürlük için bazı biyo moleküler aşamalardan geçmiş ürünleri kullanmaya başladım.

Nasıl olsa, dışarı adım atar atmaz serbest radikalleri-tüm toksik maddeleri soluyordum, bir de evime- mabedime kimyasalları poşet poşet taşımak bir delilikti. Bir an duraksadım ve “ne yapıyorum ben, kendimi resmen bile bile, göz göre zehirliyorum” dedim. Sanki karbonmonoksit gazı soluduğum, atmosfer bozulmalarından gelen zararlı gazları soluduğum yetmiyormuş gibi, evimi çamaşır suyu kullanarak temizliyorum, üstelik gıdaları pişirmeye hazırladığım tezgahımın ve bulaşıkları elde yıkadığım suların içine de damlatıyorum? Doğru soruları sormaya başlayınca, doğru cevapları da veriyoruz kendimize.

Geleneksel kimyasalı bol olan marketlerde satılan temizlik maddeleri, ilk kullanımda bazı zehirli gazların (klor gazı ve klor aminlerin) açığa çıkmasını sağlıyor, ortamdaki oksijeni durduruyor ve insanları nefes alamaz hâle getiriyor. Özellikle çamaşır suyu bu reaksiyonu en fazla sağlayan en acımasız zehir!Çamaşır deterjanları ve yumuşatıcılarında da insan vücuduna zararlı amonyak ve petrol türevi birçok kimyasal bulunuyor.

Bir anda endüstriyel tüketim çılgınlığının nasıl evlerimizde bizi esir alıp, hasta etmeye başladığını çözmüştüm artık. Ben bu oyuna bir dur demeliydim. Bir kişi dur derse, 100 kişi, 100 milyon kişi de dur diyebilir.

 

Doğal Ürünleri Nasıl Kullanıyorum?Artık bulaşıklarımı yıkadığım sünger ve yer bezlerimi hususi mikro-fiber yapıda seçiyorum. Lif miktarı fazla olan bu bezler binlerce minik düğümler oluşturarak, kiri yakalayıp absorbe ediyor, ve temizlik sonrası da bir kova su içine, biraz doğal deterjan damlatıp bırakıldığında da tüm kirleri suya bırakıyor. Bu kirli suyu döküp, temizlenmiş bezi asarak kurutup yeni temizlemeye hazır hale getiriyorsunuz. Eviniz mikrop ve bakterilerden doğal yollarla arınıyor ve kimyasallarla yapılan temizliğe nazaran daha uzun süre temiz kalabiliyor.

Ve çok şükür ki, 2 yıldan bu yana kullandığım bu yöntem sayesinde evim her zamankinden daha temiz, daha az tozlanıyor ve ben temizlik yaparken zehirli gazlar solumadığım için eskisi gibi öğürme ya da nefessiz kalma durumları yaşamıyorum.

 

Gelelim bütçesine, kendi can sağlığım için daha kaliteli ürünlere daha az ödediğimi fark ettim. Biliyorsunuz artık 1 şişe kimyasal temizleyici vb. temizlik maddesi fiyatı 8-9 tl arasında değişiyor. Ben konsantre ve doğada çözünebilir bir temizlik markasıyla çok sevdiğim bir arkadaşım sayesinde tanıştım. Bu markanın her konsantre şişesinden 8-9 tekil şişe elde edebiliyorum ve fiyatı 23 tl olan bu konsantreyi 8’e bölünce, şişe başı 4 ₺’ye geliyor maliyeti. Neredeyse yarısı fiyatına.

İlk toplu alımlarda pahalı gibi geliyor, fakat 2-6 ay (Ev hanesinde kaç kişi yaşadığına göre değişir) içinde temizlik maddesi satın almadığınızı görünce, geleneksel temizlik maddelerinden çok daha uygun bir fiyata geldiğini fark ediyorsunuz. Hem çok daha sağlıklı hem de çok daha uygun fiyatlı.

Bir de çok katlı marketing yapan bir firmanın ürünlerini kullanıp, memnun kalıp, tüm sevdiklerinize ve tanıdıklarınıza önerdiğinizde, alışverişlerinizden ve yeni müşterilerinizden kazanç da elde edebiliyorsunuz! Düşünsenize kim, marketten yada mağazadan kaliteli bir temizlik ürününü kullanıp, memnun kalıp arkadaşınıza ailenize önerip satın almalarını sağlayınca geri ödeme alıyor: kimse! Bu nokta, çok katlı pazarlama ürünleri kullanmak noktasında çok önemli.

İşte benim her gün temizliğime, camlarıma kullandığım genel temizlik ürünüm. Ev temizliğim için kulandığım tüm ürünlerle ilgili daha detaylı bilgi almak isteyen herkes, iletişim sayfasında yer alan iletişim kutusuna yazarak bana hemen ulaşabilir.

Kimler doğada çözünebilen deterjanları kullanmalıdır:

  • ağzı, burnu, akciğeri, midesi olan herkes.

Kimler acilen doğada çözünebilen deterjanları kullanmaya başlamalıdır:

  • Alerji sorunu yaşayanlar,
  • Kanser tanısı konan, ve tedavisini geride bırakanlar,
  • Nefes alma sorunu olanlar: astım, koa vb.

 

Dosdoğru yol önümüzde dururken, kendimizi göz göre göre zehirlemeyelim. Bu oyuna bir dur diyelim.

Sağlıkla, esenlikle kalın…

 

1

Bunları da Okumak İsteyebilirsiniz